Vatandaşı rahatlatacak ‘antikor’ açıklaması!

Korona virüs aşısı yaptıranlar birçok bağışıklık seviyesini ölçmek amacıyla antikor testi yaptırıyor. Hatta sonuçların sıkça sosyal medyada paylaşıldığı da görülüyor. Bazı kişilerde aşıya sonrasında antikor seviyesi düşük çıkınca virüsten korunamayacağı yönünde kaygı duyuluyor.

Üsküdar Üniversitesi Radyoloji Uzmanı Prof. Dr. Güner Sönmez bu konuya açıklık getirdi, “T hücreleri virüse bir kez savunma geliştirdikten sonra çok uzun yıllar savaşabiliyor” dedi.

Prof. Dr. Sönmez, Twitter hesabından şu bilgileri verdi:

“Antikor miktarım çok düşük çıktı, Covid 19’ a karşı hiç koruma olmadığı anlamına mı gelir? Ya yeni varyantlar?

Hayır, tüm hikaye antikordan ibaret değildir. Bağışıklık sistemimiz oldukça kompleks yapıda ve  sadece antikorlardan oluşmaz. İşte iyi haber burada…

Varyantlarla ilgili her gün yeni bir haber duyuyoruz, bazı mutasyonların antikorlardan kaçıyor olması endişeye sevk ediyor insanları. Aşı sonrası bağışıklık sistemimiz varyantlara karşı güçlü bir cevap vermese de, işin bir de hücresel bağışıklık cephesi var.

Hücresel bağışıklık da çok önemli.  Bu yapının en önemli yapı taşlarından biri T hücreleridir, enfeksiyonu önlemekte çok önemlidir. Covid aşıları sadece antikor değil, T hücrelerinin üretimini de teşvik eder.

OSMAN MÜFTÜOĞLU: ANTİKORA TAKILMAYIN

Hürriyet Gazetesi yazarı Osman Müftüoğlu da bugünki köşesinde konuyla ilgili değerlendirmlerde bulunmuş “Ürettiğim antikor miktarı sürekli azalıyor” diye de kara kara düşünmeyin. Zira T lenfositleriniz sayesinde kazandığınız hücresel bağışıklığın kıymeti ve gücü, B lenfositlerinizle ürettiğiniz antikorlarınız sayesinde kazandığınız güçten çok daha kıymetli ve değerlidir.” ifadelerini kulanmıştı. 

İşte Müftüoğlu’nun yazısındaki ilgili kısım; 

Pandemide hastalığı geçirenlerin de, korunmak için aşı yaptıranların da en çok merak ettikleri konu “bağışıklıklarına yetecek düzeyde antikor üretip üretmedikleri” oluyor.

Hastalığı geçirenlerin de, ikili aşı seromonisini tamamlayanların da ilk işi laboratuvarların yolunu tutup antikor seviyesini araştırmak olunca ortaya adeta antikor savaşlarını andıran bir tablo ortaya çıkıyor. Kısacası hastalığı geçiren de, aşısını yaptıran da “Acaba bağışıklık kazandım mı? Beni koruyacak kadar antikor ürettim mi?” sorularına yanıt arıyor. Peki ya antikor üretemeyenlerin durumu ne olacak? Sorunun yanıtı net ve açık olarak şu: Antikor üretememek bağışıklık kazanmamakla eşanlamlı değil. Antikor üretememiş olsanız da sakın üzülmeyin. Ayrıca “Ürettiğim antikor miktarı sürekli azalıyor” diye de kara kara düşünmeyin. Zira T lenfositleriniz sayesinde kazandığınız hücresel bağışıklığın kıymeti ve gücü, B lenfositlerinizle ürettiğiniz antikorlarınız sayesinde kazandığınız güçten çok daha kıymetli ve değerlidir.

Bir önceki yazımız olan PKK’da çözülme devam ediyor! başlıklı makalemizde Örgüt hakkında bilgiler verilmektedir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir